İtalya kokulu gönderi.

Bu hafta, özellikle bugün öyle böyle değil fazlaca yoğunduk. Bu kadar yoğunluğu göz kapaklarım bile kaldıramazdı diye düşünürken bir anda arkadaşın kırdığı potlar gelmişti bile aklımıza. Bir gün sunum yaparken eteğinin kenarında post-it’e yazılmış ''kahve almayı unutma'' yazısı gelmişti aklımıza, fazlaca goygoyunu yapmıştık. Klasik sitcomlara saygı duruşunda bulunuyorum. Beni özlemişler, saçma anıları bile anlatıp güldürmeye çalışıyorlar. Öğle yemeğindeki ''hayır ben italyan yemeği, hayır ben fransız, hayır ben bilmem ne'' zımbırtılarının içerisinde yüzdüm durdum. İtalyan kültürüne alışkın olan arkadaşla mutabık kaldık, Osso buco yemeyeli de bayağı olmuştu, bir kadehten bir şeycik olmaz.

İtalya konusu olunca aklıma geldi. Üniversite sonrası ilk bu iş yerimde başlamıştım işe, yani burası benim ilk göz ağrım, şimdi kaçıncı senem hesaplayamadım. (yaşımı belli etmeyeyim yaşlandık) Neyse, İtalya'dan bir müşteri ekibi gelmişti, yöneticim x Hanım bu ekip ile sen dialog kuracaksın demişti. İnanır mısınız, hiç bir tecrübem yok, daha yeni bir çalışanım, 23 yaşlarında bir çaylağım. Türkiye'de bulundukları süre boyunca 3-4 defa ofise geldiler, gittiler. Hatta ekip liderleri akşam dışarıya çıktıklarında beni de davet ederdi, ben de onları gidebilecekleri yerlere götürürdüm. İtalya'ya döndüklerinde harika bir geri dönüş maili almıştık. İtalyan Hanımın bana gönderdiği maili yöneticimi de cc'ye ekleyip bir teşekkür maili, ardından da yöneticime şakasına ''Terfi için teşekkürler x Hanım'' diye mail göndermiştim. 1 hafta sonra sahiden de terfi aldım. Ve böylece benim hikayemde ikinci evim olarak hissettiğim bu iş yerinde başlamıştı. Tabii bu süreç lise çağımdayken okul gömleğimi pantolonumun dışına çıkardığım kadar kolay değildi.

Sanırım ben İtalya’yı özledim, Floransa’da Uffizi’nin koridorlarında yürürken gördüğüm tablolar, Vedenik'teki şehrin kanalları ve gondolları, San Marco meydanındaki sabah sessizliği hala zihnimde. Bir haftasonu kaçamak yapmak lazım da havalar soğuk. 

Neyse bugün Helga Hanımın ve diğer bazı iş ortaklarımızın noellerini kutladım falan filan. Mailleri de artık tamamen bitirdiğime göre harikayım. Bu arada Percy Jackson ve Olimposlular dizisinin ikinci sezonu Disney'de başlamış, izleyiniz.

Neyse yarın cumartesi, çav.



16 yorum:

  1. Afiyet olsun bayım. Post it olayı komikmiş:)) İş hayatına ilk adımlarını o şaka mailinden sonra gelen gerçek terfiyi böyle canlı anlatman çok güzel bu arada çok şanslıymışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler de sadece şans demeseydik iyiydi ehe.

      Sil
  2. Zor bir işin üstesinden gelmek ne güzel. İnsanlarla muhatap olmak benim için en zoru. Zaten evden dışarı çıktığım bile sayılıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genç kalabilmek için dışarıda hayat var mottosu lazım bize.

      Sil
  3. Terfi kısmı çok güzel. Çaylaklıktan üst zirvelere :) İtalyayı ben çok merak ediyorum, gitmek istediğim ülkelerin ilk sırasında ama maalesef gidemedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarih ve kültür açısından Dünya'nın en önemli ilk 3 ülkelerinden biri. Mutlaka gitmelisin.

      Sil
  4. Bu hikayeyi biliyorum, hayat sürprizlerle dolu olabiliyor. Bu hayatın içerisinde ne kadar çok girişken ataklar yaparsan o kadar çok kendini gösterebiliyorsun. Zaten bir şey diyeyim mi? Özverili çalışma şekli ile iş yerinde çalışan insanların başaramayacağı hiç bir şey yok. Biz yer yer kurumsal hayat bize yapıştı desekte kurumsallık kurumsallıktır. Seni bir şekilde olman gerektiği yere kadar götürür. Ben de ekibime katıl esprileri yapıyorum işte :) Alpirik Bey ilk göz ağrısını bırakacakta bizde başlayacakta falan da falan.
    Kim bu hanım arkadaşlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bir çok insanın iş hayatından dert yandığını gördüm, görüyorum. Oysaki çalışmak senin hayat içerisinde bir ritmin değil mi? Çalışmadığını hayal etsene? Gün içerisinde hiç bir şey yapmıyorsun, bir hedefin yok, bağımsız bir hayat kendine sağlayamıyorsun. Neyse kurumsallık iyidir. İş yerinden arkadaşlar.

      Sil
  5. Post-it, terfi, iş hayatı... ne güzel bir yazı okudum ben😊
    Sunum yapmak zevkli ama bir o kadar da zor gelir bana. İlk sunum yaptığım zaman aşırı heyecanlanmıştım, söyleyeceğim birçok şeyi de unutmuştum🙃
    Terfi için tebrikler (biraz geç kaldım ama)😊 bence o mail tam bir manifest olmuş, çok da güzel olmuş. Çalışmanın en güzel yanı kesinlikle. Başarılı biri olduğun belli oluyor😊
    Mailler bitmiş, senin adına sevindim😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mailler sonunda bitti Ece Gamze, ben de güzel bir nefes aldım. Sunum yaptığında yanında olsaydım farklı olurdu.
      Bu sefer rafların kahramanı değil de, sunumların kraliçesi olurdun ehe.

      Sil
  6. İtalya'ya hemen bilet alıp gidelim aslan parçası ahah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen gidelim. Sinan gelseydi iyi olurdu be.

      Sil
  7. Sanki yarama basıyormuşsun gibime geldi :) İtalya benim gitmek isteyip ama gidemediğim bir ülke. Yapma bunu :))
    Bir insanın iş yerini ikinci bir evi olarak görmesi çok güzel bir şey. Bunu ben de öyle düşünüyordum öncelerden, ama sonradan değişti fikirlerim. Bu senin için güzel bir şey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bir an önce gidersin İtalya'ya :)
      Kültür ve Tarih bakımından Dünya'nın ilk 3 ülkesinden biri ve inan bana İtalya sokaklarında yürüdüğünde o tarih kokusunu içine çekerek mutlu olabileceksin.

      Sil
  8. İtalya'yı ben de özledim, en sevdiğim ülkelerden biridir :)
    Bu arada terfi için tebrikler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Sizde İtalyan kadınlarına benziyorsunuz.
      Çok yıllar önceydi terfi ehe.

      Sil