Fantastik oyunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik oyunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fantastik oyunlar

Bu konu ile ilgili tüm postları burada görebilirsin genç, hatta kendini Asgard'da bile.

Scars in my heart oldum.

  Madeleine Liljestam
Sweeden Rock Fest 2022

Bugün deli gibi Madeleine Liljestam - Scars in my heart dinledim, neden bilmiyorum. Bu ablamız opera sahibi olsaydı sabah akşam orada yatar kalkardım büyük ihtimalle. Memeler aşkına! Neeiy!? Memeleri fırlayacak gibi. Ara sıra da zıpırlık yapıp o egzotik saçlarına dokunmak isterdim. Dürüst olacağım ben bu kadına platonik olmaya gidebilirim. Bu nasıl bir ses tonu? Konserlerde ki screamlarını bir görseniz! Pagan gözlü yarim benim, de yavrum o kostümünde ki şıkıdık şıkıdık şeyler ne ya?

Önceki gün Dream-Quest için bir kaç şeye bakarken Japon multimedya şirketi olan Thoei tarafından 2007'de yayınlanan bir kil animasyon filmine dair referanslara rastlayıp güzel bir nostaljiye sahip oldum. Ryo Shinagawa tarafından yazılan ve yönetilen film, Lovecraft'ın üç öyküsünü gayette şık şekilde uyarladığını gördüğümde mutlu oldum. Bugünlerde çok mutlu oluyorum, sonuca nasıl yansıyacak merak ediyore. Özellikle Festival uyarlamasını beğendim, zaten o öyküye fazla derecede düşkünüm. İlgilisi olanlar varsa şuradan bakabilir. Dream-Quest

Uzun süredir devam eden Empire of the Petal Throne oyununda House of worms'un yaklaşık on buçuk yıl süren haftalık oyunlarının ardından sona erdiğini görmek kötü oldu. Yöneten Bey amcanın bugüne kadar en uzun soluklu oyunu olması güzel evet de bu haber benim hoşuma gitmedi. Ancak ben de kalıcı şekilde anılmasını sağladığı için de teşekkürler sevgili senarist. Sanırım çizgi roman anlarıma geri döneceğim.

Özlem'in Jörmungandr ile karşılaşmasını bilirsiniz. Bu karşılaşma sonrası Jörmun'un annesi Angrboda Özlem'i radarına almışa benziyor. Fenrir'in reaksiyonunu merak ediyorum. Helheim'de yaşayan kız kardeşi Hel ise uzaktan izliyor bu durumu. Eh tabii Özlem'in Jörmun ile karşılaştıktan sonra destek vari atraksiyonlarda bulunan kızlar ordusu da var, spoiler vermeyeceğim ancak bu durum çok ilginç yerlere gidecek gibi. 

Tabii o seneler üniversitede ilk senelerim lan.

Ööörtmenim, her hamlemde gölgeleri büyüttüm ben, sen ne diyorsun?



''Her hamlemde gölgeleri büyüttüm ööörtmenim, ışık geri çekildi, geriye yalnızca çürüyen Tsathogghua kaldı.''

Eski tarihlerde kurgulanan masa oyunlarını fazla marjinal bulurum. Dürüst olmak gerekirse bunlara bir oyun olarak bakmıyorum. Sene 2001, 14 yaşlarındayken ilk kez oynadığım Trail of Tsathogghua'da bunlardan biri. Sıradan bir yolculuk gibi başlayan hikaye, eski çağ ritüellerinin ve kadim varlıkların gölgesinde ilerliyor. O tarihlerde oyun için aldığım notları kurcaladım dün gece. Oyun notlarımın arasında Grönland'ın buzları da vardı, sessizliği kadim bir mezar gibi ağırdı ve o buzların altında Tsathogghua'nın çürüyen nefesi yankılanıyordu. Voormish insanları, Hyperborea çağında yaşamış ilkel ve yarı insan hizmetkarlardı. Kültistler ise, Tsathogghua'ya gizlice tapan üyelerdi. Tüm bu varlıkları yok etmek için Ejderha başlı bir gemi bile inşa etmişim notlarda. Onların arasından sıyrılıp üstün gelmek kadim bir zinciri kırmak gibiydi.

O an ne hissettiğimi halen daha hatırlıyorum. Her bir hamlemde kapılar aralanıyordu, gizli mağaraların derinliklerinden gelen Tsathogghua'nın fısıltısını sanki duyuyor gibi oluyordum. 14 yaşında bir çocuk olarak masanın üzerinde oynanan oyunun aslında ruhumun içinde yazılan bir ritüel olduğunu fark etmiştim. Bu yüzden Stranger Things dizisini çok beğenmiştim, ki oradaki elemanlarda masa oyunları ile büyüdü.

''Tsatthahththaha kim alpirikciğim?''
Ortaokuldayken örtmenimiz ders dışı bir aktivite yapmak için gün belirlemişti. Oyun günü. O dönemlerde atari oyunları çok popülerdi ve sınıfın hemen hemen tümü atari oyunlarından bahsetmişti. Tabii ki ben de oynadım atari oyunlarını ancak ben daha çok zihnimi geliştirebileceğim oyunlara bırakmıştım kendimi. Masa oyunları ilgimi sürekli çekmişti zaten. Babamın o koskoca arşivi bunda etkili olmuştu. Örtmenime oyun için aldığım notları okumuştum. Masa oyunlarını bilmediği için şaşırmıştı, sadece ''güzelmiş'' dediğini hatırlıyorum. Ben bu duruma aslında içerlenmiştim, atari oyunlarını anlatan her sınıf arkadaşıma güzel uzun yorumlar yapan örtmencik, benim oyun yorumlarıma sadece güzelmiş demişti. Şimdi düşünüyorum da bu tarz oyunları bilmeyen insan ''Her hamlemde gölgeleri büyüttüm ööörtmenim, ışık geri çekildi, geriye yalnızca çürüyen Tsathogghua kaldı.'' cümlesine ne desin? Tsathogghua ne yavrucuğum? Gölgeler ne alaka? 

Bu arada Annabell'in blog adresi değişmiş, yeni adresi; gunbatiminotlari.blogspot.com

Dur bir dakika. Şubat'a mı girdik şimdi, gizli bir fast forward mı oluyor, ciddi misiniz?
Şubat'ın ilk ütü içeriği. Konsantrasyon ütü zımbırtısı. Şu gömlekleri ütülemekten nefret ediyorum ve hiç beceremiyorum. Bu arada kurutma makinesi son zamanlarda toz moz çıkartmamaya başladı, ya ev ve giysiler çok temiz, ya da makine'nin o filtresi bozuldu. Daha önce karşılaşan oldu mu bu durumla acaba? Bilgisi olan hanımlar/erkekler varsa bilgilendirirse sevinirim. 

Hadi dinleyelim.