Eski tarihlerde kurgulanan masa oyunlarını fazla marjinal bulurum. Dürüst olmak gerekirse bunlara bir oyun olarak bakmıyorum. Sene 2001, 14 yaşlarındayken ilk kez oynadığım Trail of Tsathogghua'da bunlardan biri. Sıradan bir yolculuk gibi başlayan hikaye, eski çağ ritüellerinin ve kadim varlıkların gölgesinde ilerliyor. O tarihlerde oyun için aldığım notları kurcaladım dün gece. Oyun notlarımın arasında Grönland'ın buzları da vardı, sessizliği kadim bir mezar gibi ağırdı ve o buzların altında Tsathogghua'nın çürüyen nefesi yankılanıyordu. Voormish insanları, Hyperborea çağında yaşamış ilkel ve yarı insan hizmetkarlardı. Kültistler ise, Tsathogghua'ya gizlice tapan üyelerdi. Tüm bu varlıkları yok etmek için Ejderha başlı bir gemi bile inşa etmişim notlarda. Onların arasından sıyrılıp üstün gelmek kadim bir zinciri kırmak gibiydi.
O an ne hissettiğimi halen daha hatırlıyorum. Her bir hamlemde kapılar aralanıyordu, gizli mağaraların derinliklerinden gelen Tsathogghua'nın fısıltısını sanki duyuyor gibi oluyordum. 14 yaşında bir çocuk olarak masanın üzerinde oynanan oyunun aslında ruhumun içinde yazılan bir ritüel olduğunu fark etmiştim. Bu yüzden Stranger Things dizisini çok beğenmiştim, ki oradaki elemanlarda masa oyunları ile büyüdü.
''Tsatthahththaha kim alpirikciğim?''
Ortaokuldayken örtmenimiz ders dışı bir aktivite yapmak için gün belirlemişti. Oyun günü. O dönemlerde atari oyunları çok popülerdi ve sınıfın hemen hemen tümü atari oyunlarından bahsetmişti. Tabii ki ben de oynadım atari oyunlarını ancak ben daha çok zihnimi geliştirebileceğim oyunlara bırakmıştım kendimi. Masa oyunları ilgimi sürekli çekmişti zaten. Babamın o koskoca arşivi bunda etkili olmuştu. Örtmenime oyun için aldığım notları okumuştum. Masa oyunlarını bilmediği için şaşırmıştı, sadece ''güzelmiş'' dediğini hatırlıyorum. Ben bu duruma aslında içerlenmiştim, atari oyunlarını anlatan her sınıf arkadaşıma güzel uzun yorumlar yapan örtmencik, benim oyun yorumlarıma sadece güzelmiş demişti. Şimdi düşünüyorum da bu tarz oyunları bilmeyen insan ''Her hamlemde gölgeleri büyüttüm ööörtmenim, ışık geri çekildi, geriye yalnızca çürüyen Tsathogghua kaldı.'' cümlesine ne desin? Tsathogghua ne yavrucuğum? Gölgeler ne alaka?
Bu arada Annabell'in blog adresi değişmiş, yeni adresi; gunbatiminotlari.blogspot.com
Dur bir dakika. Şubat'a mı girdik şimdi, gizli bir fast forward mı oluyor, ciddi misiniz?
Şubat'ın ilk ütü içeriği. Konsantrasyon ütü zımbırtısı. Şu gömlekleri ütülemekten nefret ediyorum ve hiç beceremiyorum. Bu arada kurutma makinesi son zamanlarda toz moz çıkartmamaya başladı, ya ev ve giysiler çok temiz, ya da makine'nin o filtresi bozuldu. Daha önce karşılaşan oldu mu bu durumla acaba? Bilgisi olan hanımlar/erkekler varsa bilgilendirirse sevinirim.
Hadi dinleyelim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder