İskandinav mitolojisi - Yaratılış: Ginnungagap, Ymir ve İlk Düzen. #2

görsel kaynağı: skjalden.com

İskandinav mitolojisinde evrenin başlangıcına dönüyoruz. İlk postta İskandinav mitolojisi - Yggdrasil ve evren. #1'den bahsetmiştim, şimdi ikinci partı. İskandinavlar teleskopla değil boşlukla başlıyor olaya. Boşluğumuzun adı Ginnungagap. Günümüzün evreni, kainatı. Tamamen sonsuz bir hiçlik üzerine kurulmuş bir yer, buzun sessizliği ile ateşin çığlığının buluştuğu bir sahne. Dünya'da Antarktika olan Niflheim'in soğuk nefesi ile ateş devlerin prova yaptığı Muspelheim'in alevleri bu boşlukta karşılaşacak. Ve bu karşılaşmada da bir kozmik hammadde olan dev doğacaktır. Bundan sonrası akıyor işte.

Ymir: İlk Dev
Kahramanımız Ymir, kozmik boşlukta Niflheim'in buzları ile Muspelheim'in ateşinin karşılaşmasından doğmuştur. Devasa, şekilsiz ve ürkütücü bir varlık olarak oluşur. O bir insan değil daha çok kozmik bir hammadde'dir. O kadar çok büyüktür ki, öldürüldüğünde bedeninden tüm evren yaratılır. Gövdesi toprak, kanı deniz, kemikleri dağ ve kafatası gökyüzü olur. Ymir'in terinden yeni devler türemeye başlar, yani evrenin ilk nüfus patlaması biraz ter kokusuyla gerçekleşir. Hoşunuza gitti değil mi? O'nu besleyen ise Audhumla adında kutsal bir inek. Bu inek nasıl oluştu derseniz, aşağıya ekliyorum. Bu inek arkadaşımız buzları yalarken ilk önce Buri oluşuyor, sonrasında ise Buri'nin oğlu olan Borr. Çok ilginçtir ki Borr'un annesi mitlerde bahsedilmiyor. Borr, Ymir'den türeyen devler soyundan Bolthorn'un (Bölþorn) kızı Bestla ile evlenir. Bu evlilikten ise Odin, Vili, Ve doğar. 

Ufak bir ekleme, Niflheim'in buzları ile Muspelheim'in ateşi karşılaştığında buzlar erimeye başladı, bu eriyen buzlardan ilk canlılardan biri olarak Audhumla (kutsal inek) oluştu. Yani Ymir'den hemen sonra gelen varlıktır. Audhumla kutsal bir inektir ve rolü ise Ymir'i sütüyle beslemek olur.

Düzenin Kurulması
Borr’un oğulları (Odin, Vili, Ve) kaostan düzen yaratmak için Ymir'i öldürür. Etinden toprak, kanından denizler, kemiklerinden dağlar, kafatasından gökyüzü ve beyninden bulutlar yapılır. Fazlaca marjinal geliyor kulağa. İlk düzen, Ymir'in kaos bedeninden doğmuş oluyor. Onun parçalanışıyla gökyüzü, toprak ve denizler şekilleniyor, böylece dokuz diyarın ilki olan ve JRR Tolkien amcamın bahsettiği Midgard (İnsanların yaşadığı yer) kuruluyor. Ardından diğer diyarlar birer birer ortaya çıkarak evrenin kapıları açılıp tüm kozmos bir devin ölümüyle haritalanıyor. 

İsimler hakkında kafanız karıştıysa eğer bkz;
Ymir: İlk dev
Audhumla: Kutsal inek, Ymir'i besliyor
Buri: İlk tanrı
Borr: Buri'nin oğlu
Bestla: Borr'un hanımı
Bolthorn: Bestlanın babacığı, Ymir'in soyundan gelen bir dev
Borr ve Bestla'nın doğan çocukları; Odin, Vili, Ve

Bir sonraki post düzenin kurulması ile ilgili Ymir'in ölümü ve Dokuz Diyarın doğuşu içerikte olacak. Ben de bunları postlarken eskiden aldığım notları okuyorum, harika bir nostaljik kuşağı gibi geliyor. Bu serilerde Yüzüklerin Efendisi serilerinin nasıl şekillendiğini de görebileceksiniz.


İlgili: 

26 yorum:

  1. Bu yazıyı okuyunca Yüzüklerin Efendisi serisini okumak istedim. En sevdiğim film serisidir bu arada. Her sene tekrardan izleyebilirim. Ancak kitap serisini zor zamanlarda okumak için mi pas geçtim bilmiyorum, fantastik diyarlara kaçma vakti gelmiştir belki de :)Ateş ve buzun karşılaşması pek çok kitaba ilham vermiş gibi görünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu duymak çok hoşuma gitti, benim de en sevdiğim film serileri :) Yüzüklerin Efendisi filmlerini her yıl tekrar izlemek zaten başlı başına bir ritüel gibi benim için. Mutlaka kitaplarını da okumalısın, çok seveceğinden eminim. Tolkien amcamın kitaplarında mitolojik köklerin nasıl işlendiğini görmek, özellikle de İskandinav mitlerinden aldığı ilhamı fark etmek ayrı bir keyif. Lütfen başla kitaplara ve kritik/inceleme postu gönder blogunda, keyifle yazalım o kitaplar hakkında.

      Sil
    2. Anlaşıldı kaptan 👮😅

      Sil
  2. Tam da size bu serinin devamını soracaktım gerçekten. Hatta dün yazıma yorum bıraktığınızda aklıma gelmişti. Şimdi bir mitoloji yazısı görünce sevindim.
    Ve çok ilginç... Son yazımda ben de bir küçük ''hiçlik'' meselesine değinmiştim. :)
    Gerçekten çok ilginç şeyler. Mitoloji başlı başına ilginç de, bazı detayları düşünmek gerçekten hayal gücü gerektiriyor. Ama İskandinav mitolojisini sevebilirim sanırım. Tam olarak soyut değil ama Yunanlılar gibi somut da değil. Çin mitolojisi isimli bir kitap okumuştum. Onlarınkisi komple soyuta yakın bir mitoloji mesela.
    Emeğinize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet hiçlik konusuna güzel şekilde denk gelmiş cadı ;) Teşekkür ederim yorumun için.

      İskandinav mitolojisi bana daha marjinal geliyor, serilik kitaplar gibi. Mesela, İskandinav mitlerinde tanrılar ölümsüz değildir, Yunan ve Çin mitlerinde bu böyle değildir. Keza aynı şekilde İskandinav mitolojisinde evrenin sonu gelir, tanrıları kaderlerini değiştiremez, tanrılar acı çekerek bilgelik kazanır ve sözlü geleneeklerle aktarılmıştır insanlara. Diğerlerinde bu yoktur.

      Sil
    2. Son yazım, tarot yazım değildi ama bu sıralar yine ilham perileri etrafımı sarmış olmalı, aklıma eseni hızlıca yazıyorum.

      Evet, İskandinav mitolojisinin daha farklı bir akışı ve aslında dinamiği olduğu anlaşılıyor. Açıkçası mitlerdeki isimler çoğu zaman aklımdan uçuyor... (siz kolaylaştırmak için açıkça yazsanız bile) Ancak olay akışı, illüstrasyonlar veya sahneler gibi zihnimde beliriyor.

      Sil
    3. Bu okuma listesi biraz tuhaf sanırım. O yazıyı şimdi görebildim, ancak tarot başlığı da yok blogda, sildin mi acaba?

      Sil
    4. Acayip olan benim, sanırım?? :) Yazmadan duramıyorum, yazınca da pişmanlık olmasa da yazmasa mıydım oluyorum. Böyle bir şey... Sonuçta sadece zamanımdan kayıp oluyor tabi. Neyse, ilgin için teşekkür ederim. Arada bazı kişiler okumak istiyorlar ama kaldırmış oluyorum, yeniden yayınlayınca da (onu da sonra neden yapıyorum bilmem) bu sefer okumak isteyenler okuyamıyor karman çorman oluyor. En iyisi yazasım gelince yazıp sonra bırakmak ve düşünmemek sanırım.

      Sil
  3. isimleri akılda tutmak zor olsa da keyifliydi keşke daha uzun olsaymış dedim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İskandinav mitoloji sözlük bağbında bir post lazım ehe. Sıkılmadan okuduysan çok güzel, teşekkür ederim.

      Sil
  4. Bu seride yazdığın ilk yazı çok hoşuma gitmişti, merak etmiştim. Bu yazı daha çok ilgimi çekti😊
    'Buzun sessizliği ve ateşin çığlığı' kavramlarının birlikte olması hoşuma gitti.
    İsimlerde biraz fazla karıştım biraz ama sen düşünüp tek tek yazmışsın😊(ben anlamıyorum bazen ama herkes ben değil tabi🙃)

    Çok keyifle okudum. Bana bu konuyla ilgili benim anlayabileceğim türde bir kitap önerebilir misin Alpirik😊
    Bu seriyi daha sık yazmalısın bence😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cherryciğim, çok teşekkür ederim ;)
      İsimler akıllarda kalmayabiliyor, bu konuda yalnız değilsin. Bunun için aslında isimler konusunda bir post gerek, yan tarafta sabit duran türden. Neyse ona bakacağız sonra ehe.

      Sil
  5. İsimleri akılda tutmak kolay değil ama merak etmiyor da değilim İskandinav Mitolojisini. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsimler gerçekten kolay değil, ben 15-16 yıldır bu konularla iç içe olduğum için zorluk çekmiyorum, post'larda isimlerden bahsedeceğim, aşina olabilirsiniz. İskandinav mitolojisi içerikli bir kitap okurken de aa bu Audhumla'ydı, e bu Ymir'di diyebilirsiniz.

      Sil
  6. Kozmik bir hammaddeden oluşan bir macera devamı diyebiliriz bu duruma. Ben Burinin eşinin olmadığı bir mitolojiyi içime sindiremedim sen nasıl başa çıkabildin bununla? Buriye kadar herşey tam tıkır ancak Burinin eşi yok. Eşi olmadığı halde oğlu Borr meydana geliyor İşte iskandinav mitolojisinde belkide en olumsuz kısım bu. Ayrıca sana çok asabiyim biliyor musun? Neden böylesine güzel konuları kısa tutuyorsun bayım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da dediğin gibi, İskandinav mitolojisinin en ilginç boşluklarından biri Buri'nin eşinin hiç anılmaması, araya gizem koymuşlar. Ben bunu eksiklikten çok, anlatının kaotik ve parçalı yapısının bir parçası olarak görüyorum. Yani Borr’un annesizliği bana mitolojinin tamamlanmamışlık hissini veriyor, sanki serili film'in devamı geleceği gibi. Post'u uzun tutarsam kafalar karışır, çok fazla kavram ve terim var ehe.

      Sil
    2. Bence bu çok büyük eksiklik ve iskandinav mitlerine hiç yakışmıyo. Mitolojilerde boşluklar genelde sembolik anlam taşıyor burada unutulmuşluk var yarım bırakılmış bir cümle gibi geliyor

      Sil
    3. Haklısın tabii, ancak bakış açısı ile alakalı da. Diğer mitlerden ayrılan özelliği de bu İskandinav mitolojisinin. Belki de halk alıntılarında çok önceki tarihlerde biliniyordu ancak günümüze ulaşmadı, bu durumda olabilir.

      Sil
  7. Ben Odin ile başladığını biliyordum :) çok destekleyici oldu. O zaman kutsal bir ineğin buzları yalamasından oluşan bir mitoloji diyebiliriz bu duruma

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, çoğu kişi Odin ile başladığını düşünür çünkü anlatıların merkezinde hep o var. Senin dediğin gibi, buzları yalayan kutsal bir inekle başlayan bir mitoloji gerçekten çok sıra dışı ve akılda kalıcı. Hem absürt hemde derin tarafını gösteriyor aslında kutsal inek kısmı, bu yüzden İskandinav anlatıları hem destekleyici hem de şaşırtıcı bir macera gibi ilerliyor. Diğer mitolojik konularından fazlaca farklı.

      Sil
  8. İskandinav mitolojisi konularını daha sık yazmanız gerekmez mi Alpirik Bey? :)
    Yine çok güzel kısa ve öz anlatım olmuş ama mitoloji konularını uzun tutsan daha güzel olur bence. Ymir’i besleyen o kutsal inek evrenin düzenine hiç mi katkı sağlamıyor, yoksa sadece geçici bir figür olarak mı kalıyor? Eğer yok dersen ben inekciğime üzülürüm haberin olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Nergis daha çok post gerekir :) Audhumla’nın rolü mitlerde oldukça sınırlıdır. O Ymir’i sütüyle besleyerek onun varlığını sürdürmesini sağlar ve buzları yalayarak tanrı soyunun atası Buri’yi ortaya çıkarır. Yani evrenin düzenini doğrudan kuran figürlerden biri değildir, düzeni kuranlar Odin, Vili ve Ve’dir. Audhumla daha çok ''evet benim görevim buydu görevimi yaptım'' gibi görülür. Kaostan çıkan ilk devin beslenmesini sağlayan ve tanrı soyunun kökenini hazırlayan kutsal inek. Bu yüzden evrenin düzenine doğrudan katkısı yoktur ancak tanrıların ortaya çıkışında kritik bir rol oynar.

      Sil
  9. Dev ölüyor, devden dünya oluşuyor falan. Kimse sormadı mı ağa bu nedir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaklaşımın çok iyi dostum ahah, ancak mitllik durumları işte.

      Sil
  10. romanlardan dizilerden filmlerden duyduğumuz şeysiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halen daha mitlerden faydalanıyorlar işte, yeni bir şey kurgulayamıyorlar ;)

      Sil