Fotoğrafı çekeceğin vakit bir ki üç kediler aşkına de Alpirik abi.


Merhaba kızlar, ben Coffy.
Çok yakışıklı 4 yaşında bir erkeğim. Tanışalım mı?

Bir kaç gündür havalar fazla iyi, sun is coming back. Haftasonu arkadaşım davet etti, güzel bir akşam yemeğine, harika bir kahvaltıya kim hayır der ki? Tam anlamıyla harikaydı. Coffy'de vardı. Bana içini bolca miktar döktü. Onun bana aktardıklarını şimdi ben de buraya aktarıyorum.

Adım Coffy, güya kahve kısaltmasından geliyor. Kulağıma fısıldanan lakaplar ve havada uçuşan temelsiz ithamlarla karşılaştım, gerçeğin maskesini düşürmek niyetindeyim. Beni ''şişman kedi'' diye damgaladılar, oysa gerçeklik bambaşka. İri yapılı bir erkek kediyim, doğam gereği dişi benzerlerimden daha heybetliyim. Sağlık kontrolünde tartıya çıktığımda evet sınırda bir rakam belirdi, ancak mevcut dengemi koruduğum sürece hiçbir sorun yok.

İkinci olarak, mobilyaları tırmalamakla suçlanıyorum. O toz kondurmadığın arkadaşın varya evdeki her yüzeyi kalkan gibi kapattı, bana yalnızca tırmalama direklerim kaldı. Direkler eğlenceli ancak tekdüze. İçimdeki vahşi içgüdü çeşitlilik ister. Sonuçta ben bir kediyim, ne bekleyebilirsin ki? İnsanım bilmediği sürece paspasın harika bir tırmalama pedi olduğunu keşfettim.

Ve gelelim şu köpek meselesine. Evdeki o saf suratlı mahluk arkadaşlık peşinde koşuyor, ancak ben köpek dostluğuna ihtiyaç duymuyorum. Bilirsin kedilerle köpekler kadim bir rekabetin iki tarafıdır. Ona gözlerini tırmalamadan sabır gösteriyorum, ancak sınırı aşarsa tıslıyorum. Bu evin patronu kim hatırlatmak zorundayım. Yanlış anlaşılmasın tahtın sahibi benim.

İnsanım beni ''fazla sevecen'' diye suçlamış, ne tuhaf! Gece yarısı üzerine atladığımı söylüyor, ancak sabah 5:30 gece yarısı değildir. Benim gibi usta bir uyku sanatçısı olsaydı, gün boyu ofisinde miskinlik yapmazdı. Üstelik mırıltılarım ve okşamalarım bir armağan. İstersem tıslayarak düşman kesilebilirdim, fazlasıyla sabırlı bir ruh taşıyorum, bu yüzden şükretsin.

Ve evet tırmanış tutkumu da bahane etmiş. Buzdolabı, dolaplar, masa, tezgah hepsi benim için birer dağ zirvesi. Kediler meraklıdır, çevreyi keşfetmek doğamızda var. Ocağın üzerinde yürürüm ancak yanmam. Buna rağmen sırf beni rahatsız etmek için bu maceraları suç gibi göstermesi anlamsız.

Şimdi diyeceksin ki oyuncaklar? İnsanım beni kedi nanesiyle doldurulmuş farelere ve lazer ışığının peşinde koşmaya zorlamaya çalıştı. Ancak bunlar benim gözümde ucuz birer illüzyon. Ben onurlu bir kediyim, ben sıradan bir avcı değilim, sahnenin başrolüyüm. Üstelik rengim siyah!

Ve küçük bir sır, klavyenin üzerinde yürümemden hoşlanmıyor. Ancak ben tuşların üzerinde dans eden bir gölge gibiyim, bu benim sessiz başkaldırımım. Lütfen İnsanıma söylemezsen sevinirim Alpirik abi, mamasız bırakır falan kediler aşkına! 

Aşağıdaki şarkıyı blogundaki tüm kızlara armağan ediyorum. gala vibe'a hiç, erkeklere asla! 

4 yorum:

  1. Ayyy coffy! :)) Ne çok büyümüşsün sen öyle. Bebeklik fotoğrafınıda paylaşmıştın sen bu canavarın Büyüyünce dertlerin çoğaldı mı? Aldım şarkını çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatırlıyorsun demek Nergo ablası ;) büyüdü canavar gibi oldu.

      Sil
  2. Coffy Bey'in isminden duruşuna, centilmenliğinden tutarlılığına her şeyine bayıldım. Sizi sahalarda daha sık görmek isteriz Coffy Bey, buyurun pist sizin.

    YanıtlaSil
  3. Bu arada yakınlarda bir kitap okuyacağım (belki de bu akşam\ gece). Yekta Kopan'ın Kara Kedinin Gölgesi isimli kitabı. Önümüzdeki kitap yorumum sana gelsin sevgili Coffy.

    YanıtlaSil