![]() |
| Thor, Jötunheim sınırları içerisinde Thrym ile. |
![]() |
| Jötunheim'da bizi radarına alan baba-oğul. |
Tüm bunların öncesinde Jötunheim'in hikayesi ilk dev olan Ymir ile başladı. Evren henüz şekillenmeden önce buz ve ateşin arasında doğan kahramanımız Ymir, dev soyunun atası olmuştu. Onun ardından gelen nesiller ise zamanla bu vahşi diyarın dağlarına, vadilerine ve sisli ufuklarına yayıldı. Böylece Jötunheim, devlerin yaşadığı bir yerden çok ilk varlıkların mirasını taşıyan kadim bir yuva haline geldi. Gastropnir'in sessiz duvarları, Thrymheim'in soğuk zirveleri, Utgard'ın görkemli kaleleri ve Demir Orman'ın karanlık ağaçları yüzyıllar boyunca sayısız efsaneye tanıklık etti. Yggdrasil'in devasa dallarında Jötunheim, kaosun ve vahşi doğanın nefes aldığı kadim duraklardan bir yer haline geldi. Asgard'ın düzenine karşı duran bu diyar, evrenin dengesinde tam olarak karanlık bir gölgeden ziyade aksine düzenin karşısındaki diğer yüzdür esasında. Çünkü İskandinavlar için evren devlerin fısıltılarından da oluşuyordu. Ayrıca bu diyarda mitolojideki en büyük ve en çılgın Vimur Nehri'de bulunmakta, bir o kadar da tehlikelidir.
''Daha fazla akma Vimur, çünkü seni geçmek zorundayım. Sen büyüdükçe benim içimdeki tanrısal güç de göklere kadar büyüyecek, daha fazla aktığında beni yeneceğini düşünme.''
Loki'yi Loki yapan maceralarda aslında bu toprakların gölgesinden çıkıyor. Kendisi tanrıların arasında yaşasa da dev soyundan gelen bir varlıktır ve içinde hem Asgard'ın zekasını hem Jötunheim'ın kaosunu taşıyor. (Loki amca harika bir post konusudur haliyle.) Bu yüzden Loki hiçbir zaman tamamen bir tarafa ait olmadı, ki iki diyarın arasında yürüyen en tehlikeli yolcu oydu.
Ve geldik o gizemli anlara. Sanıyorum ki, Jötunheim Ragnarök için oluşturuldu. Konuya hakimseniz eğer malumunuz Ragnarök geldiğinde Jötunheim'ın sessiz dağları yeniden yankılanacak. Devler, tanrılara karşı son yürüyüşe hazırlanırken Loki de bu büyük çatışmanın merkezinde yer alacak. Asgard'ın altın salonları ile Jötunheim'ın soğuk vadileri arasındaki hesaplaşma, evrenin son perdesinde kapanacak. İzleyeceğiz.
Tüm bu düşünce sekanslarıma istinaden aslında Jötunheim'a sadece korkunun diyarı olarak bakmak büyük bir haksızlık olur, zira devler her zaman yıkım tarafında bulunmadılar. Onlar doğanın vahşi gücünü ve evrenin eski hafızasını bolca miktar temsil etti. Düzenin devam edebilmesi için karşısında duran kaosun da nefes alması gerekir.
Gylfaginning'in 31-40 anlatılarından;Jötunheim'ın karanlık topraklarında,Angrboda'nın yanında doğdu üç kader çocuğu.Fenrir kurt, Jörmungandr yılan,Hel ise ölülerin sessiz kraliçesi oldu.Tanrılar duyunca bu kehaneti,Üç çocuğun getireceği felaketi gördüler.Odin gönderdi elçilerini,Jötunheim'ın derinliklerinden onları almaları için.
______________________



Yaa yeni konu gelmiş😊 Her yazıda daha çok ilgimi çekiyor Alpirik😊
YanıtlaSilMüziği şu anda yazarken dinliyorum. Yarın bu yazıların çıktısını alacağım, baştan okuyacağım. Daha iyi anlarım öyle. Jötunheim öyle hemen anlaşılacak bir şey değil, en azından benim için öyle🙃
Teşekkür ederim Cherry ;) Aslında çok güzel olur, ancak o yazıların hepsini aynı anda okuma, güne ayır bence. Çünkü kafan karışabilir, sözlük kısmında çok figür ismi var. Müziği beğendin mi Cherry? Sana uymuyordur büyük ihtimalle ehe.
SilHepsini aynı anda okursam muhtemelen dediğin gibi olur, kafam karışır🙃 iki günde bir ara vererek okurum, bence iyi olur.
SilEvet sözlük kısmında çok figür var ama ilk onları anlasam konuları daha rahat anlarım diye düşünüyorum Alpirik, yanlış mı düşünüyorum🙃
Müziği beğendim, tam uyuyor diyemem ama uymuyor da diyemem. Bem değişik müzikleri seviyorum, hoşuma gitti😊
'dikkatleri kuşanmak' bu ifadeyi çok sevdim.
YanıtlaSilDemek ki Angrboda olmasaydı hiç bir olay olmayacaktı. Angrboda olasım var benim. Anlıyor musun?
YanıtlaSil