Retro dergiler vs dijitalleşme

Biraz uzak kaldım. Bu hafta soğuk algınlığı ile çok güzel ilişki içerisindeydim. O bolca burnumu tıkadı, bense ona battaniye, meyve, ıhlamur sundum. Ne açıdan bakacak olursak olalım kış sezonunda haftasonu evde olmak güzel bir şey. Retro dergiler ve Dungeons&Dragons saatlerimi bolca miktar ağırladım. L. Sprague De Camp'a karşı hissettiğim o hafif tiksintiyi bir kenara koymaya çalışıyorum ancak işin gerçeği şu ki adam fantastik edebiyatın ilk dönemlerinde öyle bir yer kaplıyor ki, görmezden gelmek mümkün değil. Üstelik Dungeons&Dragons'un şekillenmesinde de parmağı büyük. Harold Shea öyküleri gayette şık. O yüzden bir kenara gözle görülür şekilde saygı bırakıyorum.

Sevgili Annabell'in önerdiği Gece Yarısı Kütüphanesi adlı kitabı okumaya başladım, şimdilik Nora'nın tereddütleri beni benden alıyor. Satranç tahtasında yüzüyor, Fransız felsefe ve edebiyatına ilgi duymayan Volts'da var, fakat güzel ilerliyor. 

Dijital çağda her şey hızla kaydırılıyor artık. Ancak retro dergilerin kendine ait fantastik bir gizemi var. Tabii bu, yollarına toprak oldum, sen bastıkça ben kavruldum, görmedin beni bal böceğim diyen Barış amca kadar fantastik bir şey değil. Onlar ağır ağır açılıyor, sayfa çevrilirken meditasyon yapabiliyorlar, bu net bilgi değil asla. PDF dosyasını koklamaya çalışan birini gördünüz mü? Ben görmedim. Retro dergilerde baskı fazla güzel. Algoritmalar bize ne okuyacağımızı söylerken, bu dergilerde sayfada kaydırma yapamazsın.

İlkçağ, Ortaçağ, Yeniçağ ve günümüz Çağdaş/Modern çağ derken dijital çağ yaşıyoruz. Like tuşu var, retro dergilerde ise kahve lekesi. Bilin bakalım hangisi daha gerçekci?

2008'de platonik aşık olduğum klipteki şarkı söyleyen sarışın hatuna gidiyorum, dönerim.

21 yorum:

  1. Öncelikle çok geçmiş olsun, bu seneki virüsler berbat ve uzun süreli maalesef. Yine de dinlenmek için iyi bir fırsat yaratıyorlar, çünkü durmayı unuttuk azizim. Bu arada kitabı okumana da sevindim, neyseki iç karartan bir etkisi yok😆 Ayrıca tabikisi de retro dergilerdeki kahve lekesini like tuşuna tercih edenlerden biri olarak sahafçıları gezme isteği uyandırdı bu yazı bende🤣

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim hanımefendim ;) Biz yetişkinler her halükarda düzeliriz de, çocukların hasta olmamaları gerek. Kitap gerçekten iyi gidiyor, anlatım biçimini beğendim, güzel bir kitap önermişsin, teşekkür ederim.

      Sil
  2. Geçmiş olsun, bu virüsler her yerde ya yakalanmayan yok gibi.
    Gece yarısı kütüphanesini birkaç yıl önce okumuştum ilk çıktığındaydı sanırım 2021 olabilir, işyerimde masamdaydı dışarıdan gelen bir abi bunu okuduğumu görünce tebrik etmişti beni böyle bir kitap okuduğum için ve biraz kitapla alakalı konuşmuştuk. Güzel kitaptır gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler efenim. Evet kitap güzel ilerliyor, bakalım sonucu ne olacak.

      Sil
  3. Geçmiş olsun ama çok şık geçiriyorsun hastalık sürecini, doğruya doğru şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yutkunurken boğazım ağrımasaydı iyiydi ehe.

      Sil
  4. Çok geçmiş olsun Alpirik umarım düzelmişsindir Salgın var gerçekten çevremdeki arkadaşlarımda hasta oldu. Kesinlikle retro dergiler diyorum :) eskiden heyecanla okurduk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Yasemin Hanımcığım, şu an iyiyim ancak soğuk algınlığı için ilaç içiyorum. İyileşeceğiz bir şekilde ;)

      Sil
  5. Çok geçmiş olsun Alpirik🙏 dikkat et, ilaçlar dışında bitki çayları ve ıhlamur da çok iyi gelir. Ihlamur içtiğini yazmışsın gerçi😊
    Sessizdin bir haftadır belliydi bir şey olduğu😔 umarım çabuk atlatırsın🙏
    Retro dergilerin yeri başka, şu an her şey dijital ama tadı yok maalesef 🙃
    Gece Yarısı Kütüphanesi bende de var ama henüz okumadım🙃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Cherry, ıhlamur değil de zencefil çok iyi gelmişti ya. Bu akşam da hazırlayacağım, harika bir şey. Bence kitabı okumalısın, başlangıçta bir kitabı beğendiğim çok nadirdir, bu öyle bir şey.

      Sil
  6. Çok geçmiş olsun Alpi :( bir an önce düzel lütfen. Yaşımız ilerledikçe metabolizmamızda bozuluyor maalesef. Yediğimiz içtiğimiz hiç bir şey doğal değil İnan bana retro dergileri tercih ederim. Like görmekten sıkılan biride benim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Cerencik, ben her daim genç kalacağım ahah.

      Sil
  7. Grip tanrılarına gerekli sunumları yaptıysan geçmiş olsun.Kitapta dijitale geçtim ben ,ama dergi de asla. Dergi sayfalarını çevirmeye devam:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Grip tanrıları! :)) güldürdün beni yahu.
      Demek sen de kitap konusunda dijitaldesin, yanlış yoldasın yanlış, toparla kendini.

      Sil
  8. retro dergilerde ise kahve lekesi. Bunun kadar gerçek bir şey yok :) Eskiler güzeldi be.

    YanıtlaSil
  9. Klip de havalıymış :) Neyse klibi bırakıp yazınıza yoruma geçiyorum.
    Dergi bence ellerimizin arasında tutmalık bir şey ya. Hatta kitaplar da öyle ama zamanla fiziksel baskılar yavaşça sahneden çekilecekler tabi bu da bir gerçek. Neyse o zamana kadar kitapları, dergileri fiziksel baskılarıyla ellerimde tutabilirim (belki bu konuda bir yazı da yazarım, istedim şu an).
    Gece Yarısı Kütüphanesiyle ilgili şöyle bir durumum var... Yazarı olan Matt Haig'in en merak ettiğim kitabı oydu ama zaman içinde o kitabı dışında (sanırım) çevrilmiş tüm kitaplarını okudum da bir o kitabını okuyamadım :) İyi okumalar size.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada geçmiş olsun, belki geçmiştir ama.

      Sil
    2. Şimdi görebiliyorum yorumu cadı :)
      Çekilmeye başladılar da zaten, kitapların pdf halleri çıktı, çok kötü bu durum aslında, kimse bunun farkında değil. Gece Yarısı Kütüphanesi güzel gidiyor, bence bir bak derim

      Sil
  10. İlk paragrafı okuyunca aklıma gelen :)

    Bu yumurtalardan hangisi daha büyük?

    Kabartma tozu pastayı ne kadar kabartır?

    Krema nasıl böyle güzel kokar?

    Babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hasta olmamdan dolayı bunları nasıl düşündün Cieem? :)

      Sil