Ancak bu dönüşüm sürdürülebilir büyüme için nasıl bir stratejiye dönüşüyor? sorusuna çok güzel cevap verebilirim ve bu çok basit. Geri çekilmeler ve yön değişiklikleri aslında stratejik yeniden konumlanma fırsatları yaratıyor. Kadınlardaki bu tercihler bazı kurumsal şirketler için inovasyon alanları, daha dengeli iş gücü yönetimi ve uzun vadede organizasyonel dayanıklılık sağlıyor da olabilir, ikisi arasında kaldım. Ancak sonuç ne olursa olsun kurumsal ölçekte sürdürülebilir büyümeye dönüşüyor. Bu kültüre en yatkın insan ırkının da kadınlar olduğunu düşünüyorum.
Aslında bu duruma kadınların cesaretiyle şekillenen bir vizyonun yansıması da diyebiliriz. Çünkü gerçek büyüme rakamlarla olmuyor artık, özellikle Avrupa ülkelerinde bu bariz şekilde görülüyor, maalesef bu konuda geride kaldık. Öncelikle şunu kabul edelim, maalesef ülkemiz üretim modunda ve ağırlık mavi yaka tarafında. Beyaz yaka takımı sınırlı, CEO/yönetici pozisyonlarında kadınlarımızın sayısı çok az. Oysa ülkemizde güçlü bir inovasyon ve organizasyonel dayanıklılık fazlaca olmalı ki üretim modundan çıkıp yönetim moduna level atlayabilelim. Bu stratejik kültür eksik eğitim kapasitemizi de fazlaca yükseltir. İşte o zaman ekonomimiz müthiş olabilir, ülkemin gençleri yurtdışına göç etmeyi bırakır, ülkenin standartı ve yaşam kalitesi artabilir. Çünkü kadınlarımız o ülkenin toplumunun zihnini, yeteneğini, yaratıcı fikirlerini doğuran ve şekillendiren demektir. Kadın dediğimiz şey hayat içerisindeki tüm olgulardır. Diyeceksiniz ki şimdi, kadın şiddeti giderek artan bir ülkede bu mümkün mü? Haklısınız.
Zaten size bir şey söyleyeyim mi? Buna dolaylı şekilde izin verilmemektedir.

İnternette okuduğum en güzel yazılardan biri olmuş Alp. Bir kadın olarak kendi adıma teşekkür ediyorum. Kadın eli değen her şey çok güzel olurda işte işte.
YanıtlaSilTeşekkürler Zeyno, nerelerdeydin sen?
SilKadının eli değdiği her şey güzelleşir.
Açıkcası ben de kurumsallıktan sıkılan biriyim. Kurumsallık ama nasıl bir kurumsallık? Bence ülkenin tüm yapısal değişikliklere ihtiyacı var. Eğitim, yönetim modeli, toplum zihniyeti ne yazık ki alt seviyede. Çoook güzel şeyler yazmışsın ama ben o kdar umutlu değilim bu konuda
YanıtlaSilAyrıca bu güzel yazı için çok teşekkür ederim, kadın toplumun aynasıdır. Kimi çevrelere bu ters gelsede doğru olan budur.
YanıtlaSilYapısal dönüşüm ihtiyacı konusunda haklısın Nergo, ancak ben bunu daha parça parça ilerleyen bir olgu olarak görüyorum. Toplum tarafında tek bir gruba indirgemek biraz önyargı olabilir, herkesin içinde olduğu daha ortak bir dönüşümün alanını düşünmek daha doğru geliyor bana.
Siltoplumun her hangi bir kesiminde kadına değer verildiğini ben düşünmüyorum. ve bunun değişeceğini de sanmıyorum. ülkede kadın olsun da nefes alsınlar kafası oldukça hiç bir şey değişmez. bunun tam tersi söyleniyorsa polyannacılıktan başka bir şey değil.
YanıtlaSilÇok keskin bir yerden bakmışsın Velvet, Ben çok yetersiz ancak tamamen sabit değil aralığında okuyorum bu durumu, mecbur değişmek zorunda.
SilDönüşümler... Hepimizin hayatında o 'yeter artık, rotayı değiştiriyorum' dediği bir kırılma anı oluyor. Kadınların bu cesur duruşunu bir inovasyon alanı olarak görmek bence çok haklı bir bakış açısı. Ama yazının sonunda o 'dolaylı yoldan izin verilmiyor' dediği kısım var ya, işte o her şeyi özetliyor. Tüm o hayalleri bir anda gerçekliğin soğuk duvarına çarptırıyor. Yaşanan gerçeklik beni çok fazla endişelendiriyor. Kesinlikle sana katılıyorum, yönetici pozisyonunda çok az kadın var. Bir de kadınların çalışma hayatındaki zorlukları çok fazla. Çalıştığım dönemde çok fazla zorluk çekmiştim.
YanıtlaSilTam benim konularım, çok güzel yazmışsın. Bu konularda sabaha kadar konuşup yazabilirim.
Teşekkür ederim😊
Kadının olduğu her yer güzeldir ve bambaşka bakış açısına sahiptir 😊
Oh Cherry! Güzel yerden yakalamışsın, göz kırpıyorum sana şu anda ;)
SilKırılma anı aslında merkezimizdi. Bireysel bir şikayetten çok yapısal bir gerilime işaret etmek istedim, frekansımı yakalamışsın. Asıl ben teşekkür ederim.
Bu konuda gerek kendi bloğumda, gerekse konuyla ilişkili yazı gördüm mü diğer bloglarda uzun uzun yazdım sanırım ve herkesin bildiği ama yıllardır bilinip öylece duran bir sorunu ifade edeceğim.
YanıtlaSilBir kadının sırtı yüklerle dolu ve sanki tüm bunlar onun sorumluluğuymuş gibi lanse ediliyor. Örneğin, akademik yaşamda da kadınlar yükselirken ekstra zorlanıyor. Gerçi artık neyse ki bu oran değişiyor ancak orada da kadınlar daha lisansüstü eğitim alma aşamasında bile ön planda o lisansüstü eğitimin gerekliliklerini yaparken (dersler+tez), arka planda çalışıyorsa iş (+belki ev işi ve belki psikolojik baskı), çalışmıyorsa ev işi (+ev işi yoksa bile kesin psikolojik baskı); evliyse tüm bunların üstüne (evdeki kendi sorumluluğunu yapan eş ve babaları ayrı tutarım ki sayıları çok değildir malesef) kök ailesinin evi değil bu sefer kendi kurduğu ailesinin işlerini yapmak ve artı bu bir yana, ev halkının ardını toplamakla uğraşır. Çocuğu varsa, hele de küçükse eyvah eyvah. Bu kadın akademiye mi odaklansın, ebeveynlik sorumluluğunu çarpı iki veya hadi bilemedin bir buçuk kat mı yaşasın, evi mi çekip çevirsin... Bazı (afedersiniz) akıl küpü kırolar da kadınların geri planda durmasını alenen veya hadi ''eğitimliyse'' dolaylı yollarla cıkcıklayarak eleştirir.
Burada sorun, tüm iş yükünün ve hatta kendi işi olmayan şeyleri bile kadının yapmasının normal karşılanması. Tamam akademiyi kenara koyun (niye koyuyorsak kenara :), özel sektöre gelelim. Özel sektörde daha işe başlarken mülakatta bana da ''evlilik düşünüyor musunuz'' dedi müdür (ki bu genelde soruluyor bildiğim kadarıyla evlilik+anne olmak sorun sayılabiliyor). Neden? Çünkü benden önceki öğretmen hanım evlenmiş ve ayrılmış. Böyle şeyler istemiyorlar. Anne olmana da karışırlar. Özel sektör zaten zor. Öğretmenlik değil İsviçre çakısı olmanı bekliyorlar. Neyse geçelim.
Bir işte çalışırken, üst pozisyona hop çıkmıyorsunuz ya, erkeklerin hakları (bu durum iyileşiyor gibi görünse bile hala) daha çoktur sanırım. Çünkü kadın düşmanı çok ama bu değil asıl sorun. Asıl sorun, kadınların sorumlulukları olarak belirlenmiş yazılı olmayan ama yazılı kanun gibi davranılan işlerin haksız, adil olmayan, eşitliksiz çokluğu. Bu kadınlar ilerlerken bile zorlanırlarken bazen geri çekilmeye bile vakit ayıramayabilir. Kadın olmak zor değil, bilerek zorlaştırıyorlar. Bir de kadınlar taciz edilir ve bu farklı bir konu bağlamı da değil bu arada. Kadınlar ilerlerken önlerine her çeşit taş konulur yani. Sizin yazınızda bahsettikleriniz bir profesyonel gözüyle çok doğru ancak biz daha o noktada değiliz muhtemelen. Daha temel basamakları bile hala aşamadık. Yeni nesil daha bilinçli ama sihirli değneğimiz yok. Vaziyet ortada. Ya şanslısındır, ya da ikiyüzlü sistemde debelenirsin.
Bu arada evet, kadınlar her alanda daha çok olmalı. Bakış açıları müthiş. Ancak sistem de ortadayken, bazı daha iyi şartlarda olan durumları dile getirmenin yanı sıra bahsettiğim arka planı da sorgulamak lazım ki, kadınlar daha çok ilerleyebilsin... Daha eşit şartlarda.
SilCadı! Kelimeleri seçerek yazdığın bu yorumu çok beğendim, özellikle teşekkür ederim. Yazdıklarının hepsine katılıyorum, yazılı olmayan rollerin kadınların üzerine yüklenmesi her şeyi özetliyor da artıyor bile. Bu tüm anlattığın örnekler konuyu harikulade şekilde somutlaştırmış. Bizim ülkemizde kadının üstüne bindirilen tüm sorumluluklar sanki doğuştan gelen bir şeymiş gibi görülüyor, yorumlanabiliyor. Bu acımasızca olduğu gibi fazlaca alt zihin.
SilGüya her şey adil, her konu da eşitlik var aslında değil mi? Biz yanlış dünya'da uyanıyoruz.
Biz kadınlar cesaretle aldığımız kararlar aslında kurumsal yapıları çok aşar. Ama dediğin gibi buna izin verilmiyor Alp.Yukarıdaki arkadaşlar birbirinden güzel yorum yazmışlar, onlara katılmakla bilrikte toplumun zihin yapısının değişmesinin şart olduğunu düşünüyorum
YanıtlaSilKatılıyorum, mesele aslında bireysel düşüncelerin çok ötesinde. Kurumsal yapıların da toplumun zihin kalıplarının da aynı anda dönüşmesi gerekir, yanlış coğrafya? Yorumların hepsinde ortak yer aynı zaten, değişim.
SilAklı zihni pis ve geri kafalı olan insanların kadınlar hakkında ne düşündüğü umrumda bile değil. Eğitim eğitim. Her şeyin çıkış ve varış noktası eğitim.
YanıtlaSilİdilim, senin benim gibi insanların umursamayacağı şeyler var hayatta, bir de realistiklik açısından genel olarak görmemiz gereken olgular. Eğitim düzeyini biliyoruz zaten ülkenin, hal böyle olunca herkes hayal dünyasında yaşıyor.
SilŞu dönüşüm meselesi üzerine ben de zaman zaman düşünüyorum. Belki de birçok kadın artık sadece "başarmayı" değil, nasıl bir hayat yaşamak istediğini de sorguluyor. Kariyerde yön değiştirmek ya da geri çekilmek bazen dışarıdan vazgeçmek gibi görünse de içeride bambaşka bir cesaret gerektiriyor. Bir de insan, emek verdiği yerde değer görmek, parlamak ve görülmek istiyor bence. Belki bu dönüşümlerin bir kısmı da tam olarak bununla ilgili.
YanıtlaSilGenel olarak mesele başarı değil artık, hayatın kendisini nasıl kurmak istediğinle ilgili daha derin bir sorgu var. Hatta bu Stephen King amcanın kendimle daha derin bir bilgi edinemiyorum demesi kadar net bir durum. Güzel bir yerden yakalamışsın Merve, teşekkürler.
SilDün işe giderken okumuştum tesadüfün böylesi ve dün iş yerinde karşılaştıklarım hala kafamı bulandırıyor!!!! Farklı bi boyut olarak hemcinslerininde seni zorladığını görmek üzücü. (evet kafama çok taktım) Kendini o bölümün yöneticisi zanneden ve buna göre hareket eden hemcinslerini görmek çok üzücü
YanıtlaSilBunu yaşayınca kafana takman normal Yasemin, iş ortamında insanlar daha hassas olabiliyor. Yine de aynı tarafta durması gereken insanların birbirini yıpratması üzücü dediğin gibi.
SilKadınların her alanda daha çok yer alması gerek kesinlikle, dünya daha iyi bir yer olabilir. Ülkemizde ise son 20-25 yıldır bilinçli olarak kadınların iş hayatından, görünür olmaktan uzaklaştırılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Yeni nesil kadınlar da biraz çabuk vazgeçiyorlar gibi :) kendi çalışma hayatımı düşünüyorum da canımızı dişimize takıp mücadele ederdik. Yine de kadınlar dayanıklıdır bir şekilde kazanacaklar. Elinize sağlık.
YanıtlaSilArtık dünya değişti, değişen dünyada genç kadınlara ayak uydurmayıp onlara alan açmazsan genç kadınlar kolay şekilde vazgeçerler. Erkeklerde de bu böyle maalesef. İnovasyonun ve dönüşümün çok etkili olmalı.
Sil