Tuhaf rüyalar görmeye devam ediyorum. Dün gece uykumda teras gibi bir yerdeydim. Kuşların, güvercinlerin, kumruların, baykuşun ve köpeklerin olduğu bir andı. Köpeğe Goji olarak seslendiğimi ve onunda bana doğru koşmaya başladığını hatırlıyorum, yanında da bir arkadaşı vardı. Goji ve arkadaşları kuşlarla oyun oynuyorlardı. Hemen yanımda güvercin ise kumrunun üzerine çıkmış onu gagalıyordu, Güvercin’i elimle alıp başka yere koydum. Baykuş ise bana güzelce bakmıştı, sonra uçtu bir yere, sonra tekrar aynı yerine geldi.
Neyse efendim, bugün Okuma listesinde benimhallerim'in yazısına denk geldim ve sinek-arı kısmından çok etkilendim. Gerçekten çok güzel bir post oluşturmuş. Bu blog yazısına istinaden de bir kaç şey ben söz etmek istedim. (Mutluluk 3 - Mutluluk bir seçimdir) Yazıda sineğin pisli şeylere konduğunu, arının ise güzel çiçeklere konduğu söyleniyor, siz de bir bakabilirsiniz. Arkadaşımın yazısına ek olarak yazmak istediğim bir kaç şey var. Ekolojik olarak bu durum aslında doğal olandır. Sinek de aslında doğanın çöpçüsüdür, yarayı ve pisliği temizler, doğayı koruma içgüdüsü ile davranır. Doğayı koruyor, bu çok farklı bir şey. Bu, denizin bütün sırlarını dalgaların köpüğünde sakladığı kadar nettir. Yerlere tüküren, çöp atan döken insan sıfatındaki varlıklardan çok daha fazlasını yapıyor. Biliyor musunuz ben sivrisinekleri bile öldüremem. Kullanmadığım bir bardakla ya da kapla yakalarım dışarıya yolcu ederim. Onun yaşam hakkını ben versem de öldüremem. Arı ise doğanın bahçıvanı rolünü üstlenir, çiçekten çiçeğe dolaşarak hem güzelliği çoğaltır hem de yaşamın sürekliliğini sağlar. Onun kanat çırpışı, görünmez bir orkestranın ritmi gibi doğaya düzen ve umut taşır. Kelebekler ile arkadaştır bence.
Ben sinek-arı ikilisinden insanlara çok da güzel bağlayabilirim mesela. Şöyle ki, insanlar iki çeşittir, kimi insanlar acıya yönlenir ki pis bir şeydir bu, kimi insanlar ise güzelliğe. İkisi de yaşamın döngüsünde anlamlıdır. Bu tıp kı mutlu olmak istiyorum deyip depresif şarkılar dinleyen birisi gibi. Bazen elma ile ekşi bir mandalina arasında ayrım ya da tercih yapmamız gerekir.
Bazen mutsuzluk da insanı besleyen bir şey oluyor ya. Bence bu, sineklerin olayıyla benzer bir şey. Başkasının mutsuzluğundan beslenmiyorsa kişi, kendi mutsuzluğunu deşebilir bence sorun yok :) Ama uzun vadede yıpratıcı olabilir. Öte yandan rüya görmeyi gerçekten sevmiyorum. Son haftalarda rüya üstüne rüya çektim sezon sezon ve hep de çok yorgun uyandım. Yeteer :)
YanıtlaSilKendi mutsuzluğunu deşmek bazen insanı besleyebiliyor, ancak dediğin gibi uzun vadede yıpratıcı olabiliyor. Aslında rüyalar konusunda da seni çok iyi anlıyorum, bazen üst üste gelen rüyalar insanı dinlendirmek yerine yorar. Umarım yakında harika bir rüya ile uyanırsın ;)
SilDürüst olacağım arı diyorum. Arı insana mutluluk veriyor, ama sinek öyle değilki. Senin sineğin bir görevinin olduğunu ve doğayı temizlemek olduğunu söylemen doğru ve güzel ama arı başka ya :) özür dilerim.
YanıtlaSilArının başka bir yerde durduğunu kabul ediyorum :) Mutlulukla özdeşleşmesi çok doğal. Ben sineğin görevini hatırlatmak istedim sadece, doğanın görünmez işçileri arasında o da var.
SilÖzür dileyecek kadar da çok mütevazısın Yasemin Hanımcığım ;) Arıyı seviyorsan herkes bal olsun ehe.
Gerçekten de farklı bir bakış açısı ile bakmışsınız konuya. Mitolojiye hakim olmaktan mı kaynaklanıyor bu durum? Sineklerin aslında doğa için uğraş verdiğini çok güzel anlatmışsınız.
YanıtlaSilTeşekkür ederim, mitoloji benim çocukluğumdan beri içimde olan bir şey. Asıl mesele doğanın kendi dengesi. Sizinde bunu güzel bulmanız hoş.
SilBen de aşırı rüya görürüm ve çoğu şeyi hissederim, gördüklerim çıkar genelde🙃 Rüya görmek istemiyorum, bazen korkutucu oluyor benim için.
YanıtlaSilSenin rüyan güzelmiş bence. Güzel, neşeli haberler duyabilirsin, okuyunca öyle hissettim😊
Depresif ve devamlı mutsuzluk içinde olan insanları sevmiyorum. Bakış açısıyla ilgili her şey bence. Benim gibi Pollyanna modunda olanlar bardağın dolu tarafından bakar diye düşünüyorum😊
Tabii ki arı derim. Arılardan korkuyorum o ayrı. Birkaç sene önce kalabalık bir yerde o kadar kişinin arasından gelip beni sokması, böyle bir acı çok nadir hatırlıyorum, ağlayacaktım nerdeyse🙃😄
Konuyu dağıtmayayım. 'Sivrisineği bile öldüremem' demişsin ya babam konuşuyor gibi hissettim, çünkü o da senin gibi😊
Doğanın içinde hepsinin ayrı görevi var doğru söylüyorsun. Çok yazdım yine, gidiyorum🙃
Müzik çok güzeldi, klip içimi açtı. Ayrıca kız da aşırı güzel ve tatlı. İlk defa dinledim😊
Oh Cherry! :)
SilÇok güzel bir yorum bırakmışsın. Rüyaların bazen yorucu ve korkutucu olabileceğini çok iyi anlıyorum. Senin Pollyanna bakış açın ise tam bir arı enerjisi gibi ehe ışığı ve neşeyi taşıyor. Arı sokması acı verici olsa da doğanın dengesi içinde onların da ayrı bir görevi var. Babana benzetmen beni ayrıca gülümsetti :)
Müzik kısmını beğenmene de sevindim, o klip bana da ferahlık veriyor.
Sinek acıya, arı güzelliğe gidiyorsa ben kesin tatlıya gidiyorum :) Ayrıca depresiflik ne? Yeniyor mu o?
YanıtlaSilTatlı yiyelim tatlı konuşalım hesabı. Depresiflikle yakın ilişkileri olan insanlar var öyle deme ehe.
SilDün duştayken böyle aynen korku filmlerindeki gibi kocaman ince bacaklı bir örümcek yavaş yavaş göz hizama doğru indi ve ilk tepkim büyük bir korku ile: "ayyyy suya düşeceksin şaşkınnnn" oldu, alıp duşun dışına koydum, devam ettim duşuma :))) Cevap açık sanırım: her ikisi de, ama özellikle de örümböcekler!
YanıtlaSilNe tatlı bir anlatım olmuş ehe. Örümcekler de doğanın ince işçileri, ama senin şaşkın diye hitap etmen çok hoşuma gitti :) Örümceklerin de ayrı bir yeri var tabii.
SilMerhabalar.
YanıtlaSilAile ya da arkadaş ortamında gördüğü rüyayı anlatmak isteyen biri "ben bugün bir rüya gördüm." der. Ortamda bulunanlar da "hayırdır inşAllah" derler. Rüyayı gören de "hayrınız karşı gelsin" der başlar rüyasını anlatmaya...
Gördüğümüz rüyayı hem hayra yorarız, hem de gördüğümüz rüyadan geleceği okumaya çalışırız. Herkes değişik yorumlarda bulunur. Bazıları gördükleri rüyaların gerçekleştiğini söylerler. Rüyalar hakkında da tabirler kitabı bile yazılmış. Ne derece doğrudur ve gelecekle bağlantı kurulabilir, bu konuda hiçbir şey söyleyemem.
Sinek ve arı konusuna gelince, yeryüzünde yaratılmış canlı ve cansız tüm varlıkların bir yaratılma hikmeti olduğu bir gerçek. Arıyı temiz ve işe yarar bir varlık olarak görürüz, ama sineğe aynı gözle bakmayız. Ama sineğin de biz canlılar için yararlı bir varlık olduğu muhakkaktır.
Selam ve saygılarımla.
Rüyaların aile ve dost ortamında nasıl bir ritüel haline geldiğini çok güzel aktarmışsınız. Arı ve sinek konusunda dediğiniz gibi her varlığın bir önemi var. Bu dengeyi hatırlatmanız çok güzel. Saygılarımla.
SilÇok mitoloji kokuyor rüyan farkında mısın? Yazımı beğendiğin için teşekkürler...
YanıtlaSilMitoloji bazen bilinçaltımızın kullandığı bir dil gibi geliyor bana ehe. Lütfen böyle güzel postlar oluşturmaya devam et.
Silbloğu bilmiyordum tanıtmanız çok iyi oldu :)farklı bakış açılarını çok severim
YanıtlaSilSiz de yeni blogunuzla tekrar hoş geldiniz efenim :)
SilArı–sinek metaforu çok hoş olmuş. Doğada ‘gereksiz’ olan yok. Sinek de arı da kendi yerinde, kendi görevinde. Belki mesele nereye konduğumuzdan çok, neden orada olduğumuzdur. Güzelliğe yönelenler kadar acının etrafında dolananlar da döngünün parçası. Yargılayıcı dilden uzak anlatımlara denk gelmek çok hoş.
YanıtlaSilYazıyı büyük bir keyifle okudum Alpirik. İkisi de doğanın döngüsünde anlamlı roller üstleniyor. Bu bakış açısı mutluluğun gerçekten bir seçim olduğunu söylüyor.
YanıtlaSilhuzura neşeye estetiğe yönelmeli :) rüyalara gelince daha çok fantastik rüyalar görüyorum, kitaplardan filmlerden olmalı :)
YanıtlaSil