Seni tiye alan bir kedi.

Şu kış sezonları geldiğinde güvenilir yürüyüş botlarımı giyip 10 kilometrelik bir rota çizip doğanın içine bırakasım geliyor kendimi. Ancak bunu tek başıma yapmak istiyorum. Fazlaca cazip geliyor, soğuk havanın sessizliğiyle birleşen adımlarım, yağmurlu ya da karla örtülü patikalarda yalnızlığın huzurunu bulur en azından. Bu arada sevgili blogger arkadaşımız Ece Gamze'nin ''Düş Bahçelerinde Gezinti'' kitabı bitti, çok güzel bir kitaptı. Kitap için bir post ekleyeceğim.

Bu arada ilgilisi varsa, efsanevi OSR dergisi Fight On!'un 2025 Aralık'ın son günlerinde önceki sene için son sayısını yayınlamış, nasıl erkenden haberim olmadı anlayamadım. David C. Sutherland III'ün anısına ithaf edilmiş, birçok yaratıcının harika makale ve sanat eserleriyle hazırladığı fanzin ortaya çıkmış. Popüler kültürden tamamen uzak eski tarz rönesansının temel ürünlerinden biri olarak görüyorum. Kapağı da fantastik mistik olayları bolca çağırıyor. 

Gelelim bizim konumuza. Bugün eve döndüğümde çok tuhaf bir şey yaşadım. Diğer taraftaki bahçeyi mıntıka olarak belirleyen kedilere de mama verirken bir kedi bana baktı, ben de ona baktım ve mamayı onun yakınına bıraktım. Mamayı bırakmamı küçümseyen esnemesiyle bir bakış attı, resmen beni tiye aldı, ardından kuyruğunu sallayıp uzaklaştı. Hayatımda bu kadar küçümsendiğimi hissettiğim başka bir an olmamıştı sanırım. Hayırdır lan? Dişi kedi olsaydım esneyip gidecek miydin? diye arkasından ciddi ciddi konuştum yani ehe. Tıpkı Hieronymus Bosch’un tablolarındaki yaratıkların bir gün belediye otobüsüne binmesi gibi. Bu sıralar kedilerle aramız maalesef yok. Aslında var tabii, mesela marketin önünde bekleyen bir tane siyah kedi var, markete gelip-giden duyarlı vatandaşlar kedi maması alıp doyuruyormuşlar karnını, ara sıra üşüdüğünde de marketin içine girip uyuyormuş, o da mıntıka olarak belirlemiş orayı. O markete her girdiğimde ben de mama alıyorum doyuyor bir güzel, ancak o siyah renkli yakışıklı bir kedi. Siyah kedilerle aram iyi ehe. Bakalım ailemi ziyarete gittiğimde tarçıncık nasıl karşılayacak.

Eh yarın cumartesi artık.

4 yorum:

  1. Gönder sen o kediyi bana aslan parçası. Bu OSR dergisi bana bi ara dediğin dergi miydi?

    YanıtlaSil
  2. Bizim mahalledeki kediler beni çok seviyor. Kedi esneyerek konuşmuş seninle :) kedilerin absürt dünyasını harika yakalamışsın. Belki uykusu vardır abisi :)

    YanıtlaSil
  3. Güvenilir botlar :) Şu benzetmelerin beni benden alıyor. Ormanlık alanlarda öyle kendi başına gezme dolaşma. Siyah kediler hariç diğerleri ile uyum bozukluğunuz bulunmakta sevgili Alpirikciğim :) Siyah kedilerde sanırım fantastik mistik cümlelerin seni onlara çekiyor.Hieronymus Bosch benzetmesi çok hoş olmuş bayıldım. Öyle bir resimi var mı?

    YanıtlaSil
  4. Her şey iyi hoşta yazının bu kadar farklı temaları bir araya getirmesi bilinçli bir tercih miydi? Ondan haber ver bayım.

    YanıtlaSil