2025 ile 2026'nın arasına güzel bir anı bırakıyorum.

Çok güzel bir akşamdı, yetenek gösterileri yaptık, şarkılar söyedik, taklitler yaptık, sessiz tiyatro oynadık, Ata'mıza bol bol şerefe kaldırdık, sahnede kendilerini Shakespeare sanan bir çift arkadaşımız Clyde Şelalelerine dönüştüler. Şelale anlatımları çok komikti ehe. Diğeri kendi ayakkabısını, diğeri en sevdiği rockn roll grubunu, diğeri en sevdiği ülkeyi anlatmaya çalıştılar durdular. Her anlatımda tabii biz de yerlerde yuvarlandık durduk.

Sonra Pictionary ve Metamorphosis Alpha oynadık, özellikle MA oyununda beni egale edebilecek birinin çıkmasını bekledim, ancak olmadı. Çizilen ejderha daha çok elektrikli süpürgeye benziyordu. Birisi geyik çizmeye çalıştı ancak çizilen şey bisiklet direksiyonuna benzedi, diğeri denizaltı çizmeye çalıştı o da televizyona benzedi falan. Düşünebilen, hissedebilen, şaka yapabilen bir canavar arkadaşım olabilirdi. Bu durumu HP Lovecraft eserlerinin TV uyarlamalarının başarılı olmadığı durumuna bağlayabiliriz.

Biz erkekler mangal başında uğraşırken hanımlar içeride masayı hazırlıyordu. Köfteyi çevirirken kendimi Gordon Ramsay sandım ancak köfteler daha çok meteor taşı gibi oldu. Köfteleri görenler bayağı goygoy yaptı ehe, haklılarda. Etleri daha güzel pişirdiğimi gördüm. Mangal eldivenin içinde her sıcaklık hissettiğimde lavlara dokunan biri gibi hissettim. Yalnız salatayı kim hazırladıysa müthişti.


Dakika challenge yaptık, ben ilk defa oynadım. Biri benim ağzıma 1 dakika boyunca bira dökerek içirdi, burnumla da içmiş oldum, diğeri bir dakika boyunca zıpladı, artık bitsin diyordu, diğeri 1 dakika boyunca kafasında bira şişesini tuttu, diğeri dişleriyle bardağı tutup bira içmeye çalıştı, ve daha niceleri. Geek oyun kültürüne fazlasıyla gönderme yaptık.

Ve hediye zımbırtısı. Hepsine uygun bulduğum hediyeleri armağan ettiğimi düşünüyorum. Belki İdil hariç, üç tane kutuyu sürekli açtı durdu ehe. Bana verilen hediyeler ise SFWA'nın nebula ödüllerinde finale kaldığımı hissettirdi. Öğlen uyandığımda ise erken kalkan tipler evi toparlamaya koyulmuşlardı bile, bu güzeldi. Hemen hemen aynı ilgi alanlarına sahip entelektüellerin bir araya geldiği Dünya günü gibiydi.

Öyleyse bize gelsin;
Damien Saez - Rue d'la soif

4 yorum:

  1. Bayağı güzel bir günmüş Alp. Sırf şu fotoğraflardan bile pozitif enerjin belli oluyor. Bir de yaşlanıyoruz diyorsun :)) Votkada içilmiştir diye tahmin ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzeldi evet. Yaşlanmıyoruz da ne yapıyoruz biz? :)
      Portakal sulu votka + carlsberg'siz asla olmaz ehe.

      Sil
  2. İlk görsel yakışmış değil mi? :) ama neden bulanık hale soktun, oysaki çok güzeldik ahahahah. Kutuları aça aça canım çıktı, ama son kutudaki sürpriz çok hoşuma gitti :*
    Salatayı Hande yapmıştı, oyunlar çok güzeldi. Çok güzel bir gündü. Irish pub sözünü unutma lütfen. Sizi seviyorum çocuklar.

    YanıtlaSil
  3. Hayatı yaşamayı gerçekten çok iyi biliyorsun. Ailenle, arkadaşlarınla, sevdiklerinle beraber nice mutlu yıllar dilerim. Dakika challenge oyununu çok sevdim eğlenceliye benziyor :)

    YanıtlaSil